3 Ağustos 2015 Pazartesi

Sadece yaz aylarında büyüdüğümü hissedebiliyorum. Ne bileyim sanki bademciklerim hassaslaşmış da her gün ısrarla soğuk su içerek ağrıyı kademe kademe arttırıyormuşum gibi. Merakla karışık heyecan var daha ne kadar nasıl ne şekilde hissedeceğim diye. Yalnızca hastalanan organın varlığını hissedermişsiniz. Ağrıyan kulak, bozulan göz, yanan dil kendi varlığını belli edermiş çünkü. Ya işte kendi kendimin bilincine varma yolundayım, varamıyorum o ayrı.

Günde kaç kere şu sayfayı açıp boş boş bakıyorum kim bilir. Şevk var, malzeme var, öncelerde bahsettiğim o zaman aşımı durumu yok henüz. Üzerinden doğru düzgün zaman geçmeden hiçbir şeyden bahsedilmiyor.

Eeh hiçbir yere gidesim yok. Gönen altın çağını yaşıyor. Beni motive eden hedeflerim var, mutlu olmak için sebeplerim var. Sinirlerim alınmış gibi. Hiçbir şekilde aşırı tepki vermiyorum, soğukkanlılık hat safhada. 

Üç parçaya ayrılmış yaşam tarz(lar)ımı bütünüyle kabullendim. İyi haber: Hangisi asıl benim diye düşünmüyorum artık. Hepsi benim, hepsi benim için. Hepsi bir aradayken varım. Nerede ne derece farklılaştığım umurumda değil.


Hiç yorum yok: