2 Ağustos 2015 Pazar

Bir acıyı yazıya dökebilmek için yalnızca bir hatıraya dönüşmesi beklenmelidir.
Bekleyemedim.
Taze taze, gündüz vakti boğuşulan sıcağa kıyasla ''gecenin ayazında'' herkes uyumuşken, dünyanın bu yanı güneş doğsun diye beklerken, ben bekleyemedim.
İnsanın içi elbet katman katman. Yaşanmışlıklar da adım adım işliyor içimize. En samimiyetsizler en dıştakilerle, arkadaşlarımız içeridekilerde, öyle veya böyle bir şekilde ''hissettiğimiz'' insanlar da en hissettiklerimizle tanıyor bizi.

Daha uzun yazamam.


Hiç yorum yok: