12 Ağustos 2014 Salı

Yulaf ezmesi gerçekten fantastik bir şeymiş. Bir iki tatlı kaşığı sütle kavurduğum üç yemek kaşığı yulafı sonra yoğurt, zeytinyağı, pul biber ve kekikle karıştırdım, efso oldu. Midemde şiştiğini şimdiden hissediyorum. Yaşasın kaliteli karbonhidratlar.

Pek de küçük çaplı değil baaaya geniş çaplı bir Xavier Dolan hayranlığına merhaba diyorum. 89lu olması Cannes'da ödül almış, hadi ödülü geçtim gösterime girmiş bir değil birden fazla filmi olması, kendi de oynaması ne bileyim eli yüzü düzgün olması.


Şekilsin Xavier. Laurence Anyways daha izlemedim ama izlediklerim arasından en çok Les Amours Imaginaires'i beğendim ben. Adonis kılıklı Nicolas'ın Pass This On sahnesi alıp götürdü zaten. bkz.bi önceki gönderide bahsettiğim sahne.

Şöyle böyle yuvarlanıp giderken en son da Cet Obscur Du Desir izledim. Zampara Mathieu ve aşüfte Conchita'nın gösterip vermemeli hikayesi. Zaman bulan bir iki Bunuel filmi izlesin. Hayalli meyalli sürreal burjuva eleştirili film severseniz tabi.

Meslek olarak ne halt yiyeceğim belli değil de içimi şöyle rahatlatıyorum: ''Yaa nasıl olsa kimse okuduğu mesleği yapmak zorunda değil:Ddd'' Daha bi şey okuduğumdan değil de hayatın beni çok alaks yerlere sürükleyeceğinden hatta bir iki kere batırıp çıkaracağından çok eminim. Başa gelen çekilir tabi, kanıksanmış çaresizlik.

Hayatımdan insan çıkarma konusunda ne kadar beceriksiz olduğumu anlamam arasında geçen süre de iki blog yazısı arasındaki zaman kadar. Ben büyük konuşmayayım, geri dönüşü çok hoş oluyor. Neyse bu biraz hassaslı bir mesele çok da karıştırmak istemiyorum, daha yüzeysel konulara geçiş yapasım var.

Kendi kendime para kazanma yollarını tırtıklıyorum şu zamanlarda. Şu halime bakarak bir iki öngörü yapmaya çalışırsam, ''üniversitede organizasyon işine gönül vermiş enayi.d'' genci çok rahat kendimle özdeşleştirebiliyom. Çünkü kimsenin uğraşmak bile istemediği -hatta gereksiz bulduğu- işlere kafa patlatmayı bayılırım. Ama ayrıntılara takılmaktan tablonun geneline şöyle bir bakmayı unutuyorum o ayrı.

Neyse yine kendi beynim içinde fırtınalandım. Eyyorlamam bu kadar, görüşmek üzere.